İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - SanalForum

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6
1
Bitlis'in Tatvan İlçesi'nde askeri helikopter düştü. Milli Savunma Bakanlığı, 10 personelin şehit olduğunu ve 3 personelin yaralandığını bildirdi.

Bitlis'in Tatvan ilçesinin Nemrut Dağı eteklerinde bir helikopterin düştü. Helikopter düştüğü haberi üzerine çok sayıda ambulans, sağlık ve güvenlik ekibi bölgeye sevk edildi.Düşen helikopterin askeri bir helikopter olduğu yönünde bilgiler alınırken, Milli Savunma Bakanlığı 10 personelin şehit olduğunu, 3 personelin yaralandığını bildirdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın bölgeye gitti. Akar'ın yanında kuvvet komutanlarının da yer aldığı belirtildi.

Bitlis'te düşen helikopterde şehit olanlardan birinin Elazığ 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş olduğu öğrenildi.


2
Hafta sonu kısıtlaması düşük ve orta riskli illerde tamamen kaldırılırken yüksek ve çok yüksek riskli illerde pazar günü devam edecek. Akşam 21 ile sabah 5 arası kısıtlama sürecek.
Okullar Türkiye genelindeki ilkokullarda 8-12 sınıflarda eğitim öğretime açılacak.
Düşük ve orta riskli illerde diğer kademelerde de eğitme başlanacaktır. Yüksek ve çok riskli illerde sadece liselerdeki yüz yüze sınavlar yapılacak.
Çok yüksek riskli iller dışında kafe restoranlar sabah 7 ile akşam 19 saatleri arasında yüzde 50 kapasite ile sürdürecek.
Kamunun çalışma saatleri tüm Türkiye'de normale dönecek.
65 yaş üstü ve 20 yaş altı vatandaşlarımız ile ilgili düzenleme düşük ve orta illerimizde kaldırıldı.
Halı saha ve havuz düşük riskli illerde gibi yerler sabah 9 ile akşam 19 arasında faaliyetini sürdürecek.


3

Zatürre, bakterilerin yol açtığı, yüksek ateş, öksürük ve koyu balgamla kendini belli eden bir hastalıktır. Bu bakterilerin neden olduğu her 100 zatürreden 5'i ölümle sonuçlanır. Ayrıca bu bakterilerin kanda görülmesi ve bütün vücuda yayılması ciddi rahatsızlıklara yol açar. Bunların başında menenjit gelir. Belirtileri aniden ortaya çıkabileceği gibi, kronik ve uzun süreli bir seyir de gösterebilir. Küçük çocuklarda ve yaşlılarda şiddetli seyreder ve ölüme yol açabilir.

A.B.D'de yaklaşık 200 bin kişi pnömokokların neden olduğu zatürreye yakalanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünyada her sene 100 kişiden 1-2'si zatürre olmaktadır. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre her yıl yaklaşık 90 bin zatürre vakası görülmektedir. Bu hastalardan 2-3 bini hayatını kaybetmektedir. Zatürre mikrobunun antibiyotiklere karşı direnç kazanması da bu hastalığın ciddiyetini arttırmaktadır.

ZATÜRRE HASTASININ GÖRÜNÜMÜ NASILDIR?
Zatürre hastasının ateşi 39-40 dereceye kadar yükselmiştir. Bu ateş, şiddetli bir titremeden sonra yükselebilir. Hastanın rengi solmuştur ve sık sık hırıltılı bir şekilde öksürür. Hastada yorgunluk, halsizlik vardır ve vücut direnci zayıf düşmüştür. Endişeli bir ruh hali görülür. Ayrıca hastanın dudakları morumsu bir renktedir ve dili kurumuştur.

Yaşlılarda zatürreyle birlikte vücut ısısı düşebilir. Sonuçta şok denen durum ortaya çıkar. Öksürük ve ateş yükselmesi olmayabilir.

ZATÜRRENİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Zatürreli hastalarda 40 dereceye varan ateş, koyu balgam çıkarma, titreme, öksürük ve yorgunluk görüldüğünü belirtmiştik. Bunların dışında da düzeltilmesi gereken, dikkat çekici bazı bulgular vardır. Göğüs ağrısı artar ve sırta, kürek kemiğine doğru yayılır. Bunların dışında şu be ağrısı çok sık karşılaşılan bir bulgudur. Nefes alıp verirken ve öksürürken lirtileri sıralayabiliriz:

Şiddetli baş ağrısı ile baş dönmesi
Hızlı solunum, endişelenme ve bayılacağını hissetme
Boğazda, kaslarda ağrı olması
Nefes alıp verirken sırtta batma tarzında bir ağrı
Dudakların morarması ve dudaklarda uçuk tarzı yaralar meydana gelmesi
Dalgın ve yorgun bir halde olma, söylenenleri algılamada zorluk çekme
Çok fazla su içme isteği ve idrar miktarının azalması
Çok şiddetli ve ilerlemiş vakalarda koma hali görülür.
Bu belirtilerin hepsinin birarada olması gerekmez. Bunlardan bir kaçının olması, zatürre olma ihtimalini gösterir. Vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

ZATÜRRE NASIL BULAŞIR?
Zatürreye neden olan bakteriler, yakın temas sonucu, solunumla beraber vücuda alınır. Üst solunum yollarında, burun ve ağzın birleştiği yerde yerleşip çoğalırlar. Burada gruplar halinde yer alırlar. Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu halde yaşadığı okullar, askeriye ve yurtlar zatürrenin bulaşma ihtimalinin fazla olduğu yerlerdir. Salgın şeklinde ortaya çıkabilir fakat soğuk algınlığı kadar bulaşıcı değildir. Bulaşması için en uygun ortam bir arada yaşayan ailedir. Özellikle küçük çocuklar arasında yaygındır.

ZATÜRRE TANISI VE TEDAVİSİ
Hastanın şikayetleri ve yapılacak fiziki muayene sonrası büyük ölçüde tanı konur. Doktor, akciğerleri dinlediğinde, solunumun anormal olduğunu anlar. Solunum sırasındaki ses değişmiştir. Bunun dışında akciğerin filminin çekilmesi tanı için önemlidir. Ayrıca, yapılacak kan sayımı, kanda bakterinin araştırılması, bazı testler kesin tanı konmasını sağlar.

Zatürrenin tedavisi hastalığın şiddetine göre değişmektedir. Hastalığın hafif seyrettiği hastalarda antibiyotik kullanımı ve balgam yumuşatıcılarla hem hastalık tedavi edilir, hem de hasta rahatlar. İlaçlar, enjeksiyon yoluyla ya da ağızdan verilerek uygulanır. 2-3 gün sonra yapılacak kontrollerle hastalığın seyri hakkında bilgi elde edilir.

Hastalığın ağır seyrettiği durumlarda, kişinin hastaneye yatırılması gerekir. Yaklaşık 10 gün süren bir tedavi uygulanır. Hastanın durumuna göre bu tedavinin süresi uzatılır ya da kısaltılır. Gerekirse oksijen desteği ile hastanın solunumu kolaylaştırılır. Damardan antibiyotik ya da sıvı verilir.

ZATÜRRE AŞISI
Zatüre hastalığı ölüme yol açan tehlike bir hastalık olduğundan bu hastalığın tedavisi kadar zatürreden korunmak da çok önemlidir. Yapılan aşıyla hastalığa, neden olan mikroplara karşı bağışıklık kazanılır. Bu bağışıklı yıllar sürebilir. 5-6 yıl sonra aşının tekrarlanmasında fayda vardır. Bebek doğduktan iki ay sonra uygulanabilir.

Özellikle risk grubundaki kalp hastaları, alkol ve sigara kullananlar, şeker hastaları, bazı kalp hastalıkları olanlar, 60 yaşın üzerindeki kişiler için uygulanmalıdır. Bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda da mutlaka uygulanmalıdır. Bu kişilerin hastalığa yakalanması kolaydır. Özellikle HIV virüsünü taşıyanlar ve AİDS'li kişilerin aşı olması gerekir.

Yukarıda belirttiğimiz risk faktörlerine sahip olan kişilerin aşı olması, hastalığa yakalanma ihtimalini oldukça azaltır. Aşıdan başka, bu risk faktörlerinin de ortadan kaldırılması koruyucu bir tedbir olarak düşünülebilir

4
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 28 Ocak Perşembe günü İstanbul genelinde karla karışık yağmur beklendiğini duyurdu.

İstanbul'da geçen günlerde etkili olan kar yağışı, kentin çoğu bölgesini beyaza bürüdü. 3 gün boyunca süren kardan geriye ise dondurucu soğuklar kaldı.Birçok kişi kar yağışının tekrar olup olmayacağını merak ederken, Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yeni bir açıklama geldi.

İSTANBUL'DA KARLA KARIŞIK YAĞMUR BEKLENİYOR

Meteoroloji'nin tahminlerine göre İstanbul'da 24 Ocak Pazar, 25 Ocak Pazartesi, 26 Ocak Salı ve 27 Ocak Çarşamba günleri yağmur etkili olacak. MGM'nin verilerine göre 28 Ocak Perşembe günü İstanbul'da karla karışık yağmur bekleniyor.

"3 İLA 7 DERECE ÜZERİNDE SEYREDECEĞİ TAHMİN EDİLİYOR"

Öte yandan MGM paylaşımında "Hava sıcaklıklarının Ülkemiz genelinde artarak hafta sonundan itibaren mevsim normallerinin 3 ila 7 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı.

5
DEDİ Güvenli Haberleşme Uygulaması, Android ve diğer akıllı telefonlarda kullanılabilen ÜCRETSİZ bir mesajlaşma uygulamasıdır. Dedi, aileniz ve arkadaşlarınıza mesaj alıp göndermenizi sağlamak için telefonunuzun İnternet bağlantısını veya varsa Wi-Fi kullanır. Mesaj, sesli arama, fotoğraf, video, belge ve konum gönderip alabilmek için SMS'ten Dedi’ye geçiş yapın.

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İNTERNET GÜVENLİĞİ DERNEĞİ



Neden Dedi Kullanmalısınız?

★ DEDİ ÜCRETSİZDİR ★
DEDİ, arkadaşlarınız ve ailenizle mesajlaşabilmeniz veya onları arayabilmeniz için telefonunuzun internet bağlantısını veya varsa Wi-Fi kullanır. DEDİ tamamen ücretsizdir.

★ ÜCRETSİZ HD GÖRÜNTÜLÜ ARAMA ★
Dünya’nın herhangi bir yerinden, ailenizi ve arkadaşlarınızı ücretsiz sesli arayabilir ya da canlı görüşme yapabilirsiniz. Üstelik yurt içi ya da yurt dışı tüm görüşmeleriniz HD kalitesinde!

★ DEDİ KAYBOLAN MESAJLAR ★
Ayrıca bir sohbet içerisinde "Kaybolan Mesajlar" özelliğini aktif hale getirdiğinizde, gönderdiğiniz mesajın karşı taraf okuduktan belli bir zaman sonra silinmesini sağlayabilirsiniz.

★ DEDİ KAYITLARINIZI ASLA TUTMAZ, HER ŞEY ŞİFRELENİYOR! ★
DEDİ özel teknolojisi ile hiçbir şekilde yazışma ve görüşme kayıtlarınızı herhangi bir yerde tutmaz. Diğer haberleşme uygulamalarından ayıran en önemli özelliğidir.

★ UÇTAN UCA ŞİFRELİ, GÜVENLİ HABERLEŞME★
Tüm sesli ve görüntülü aramalarınız, dosya paylaşımlarınız, kısacası uygulama içinde gerçekleşen her şey üst düzey güvenlik protokolleriyle uçtan uca şifreleniyor.

★ GRUP SOHBETLERİ ★
Dedi Gruplar'da kişi limiti yoktur. Dilediğiniz kadar arkadaşınızı grubunuza ekleyebilirsiniz. Sevdiklerinizle grup sohbetlerinin tadını çıkarabilir, böylece ailenizle ve arkadaşlarınızla kolayca haberleşebilirsiniz. Dilerseniz çalışma grupları da oluşturabilirsiniz.

★ VE ÇOK DAHA FAZLASI ★
Konumunuzu paylaşın, notlarınızı kaydedin, çeviri servislerimizi kullanın, bildirimleri ayarlayın, tek seferde birçok kişiye toplu mesaj gönderin ve çok daha fazlasını yapın!

* Veri kullanım ücretine tabi olabileceğinden bir veri planı kullanmanızı veya Wi-Fi’a bağlanmanızı öneririz.

DEDİ Güvenli Haberleşme Uygulaması İNDİR


6

Eğerköşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.

7

Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.

8
SanalForum Kütüphane / Niçin gözyaşı dökeriz?
« : 07 Oca 2021 22:32 »

Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.

9

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.

10

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6