İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - SanalForum

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6
1
DEDİ Güvenli Haberleşme Uygulaması, Android ve diğer akıllı telefonlarda kullanılabilen ÜCRETSİZ bir mesajlaşma uygulamasıdır. Dedi, aileniz ve arkadaşlarınıza mesaj alıp göndermenizi sağlamak için telefonunuzun İnternet bağlantısını veya varsa Wi-Fi kullanır. Mesaj, sesli arama, fotoğraf, video, belge ve konum gönderip alabilmek için SMS'ten Dedi’ye geçiş yapın.

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İNTERNET GÜVENLİĞİ DERNEĞİ



Neden Dedi Kullanmalısınız?

★ DEDİ ÜCRETSİZDİR ★
DEDİ, arkadaşlarınız ve ailenizle mesajlaşabilmeniz veya onları arayabilmeniz için telefonunuzun internet bağlantısını veya varsa Wi-Fi kullanır. DEDİ tamamen ücretsizdir.

★ ÜCRETSİZ HD GÖRÜNTÜLÜ ARAMA ★
Dünya’nın herhangi bir yerinden, ailenizi ve arkadaşlarınızı ücretsiz sesli arayabilir ya da canlı görüşme yapabilirsiniz. Üstelik yurt içi ya da yurt dışı tüm görüşmeleriniz HD kalitesinde!

★ DEDİ KAYBOLAN MESAJLAR ★
Ayrıca bir sohbet içerisinde "Kaybolan Mesajlar" özelliğini aktif hale getirdiğinizde, gönderdiğiniz mesajın karşı taraf okuduktan belli bir zaman sonra silinmesini sağlayabilirsiniz.

★ DEDİ KAYITLARINIZI ASLA TUTMAZ, HER ŞEY ŞİFRELENİYOR! ★
DEDİ özel teknolojisi ile hiçbir şekilde yazışma ve görüşme kayıtlarınızı herhangi bir yerde tutmaz. Diğer haberleşme uygulamalarından ayıran en önemli özelliğidir.

★ UÇTAN UCA ŞİFRELİ, GÜVENLİ HABERLEŞME★
Tüm sesli ve görüntülü aramalarınız, dosya paylaşımlarınız, kısacası uygulama içinde gerçekleşen her şey üst düzey güvenlik protokolleriyle uçtan uca şifreleniyor.

★ GRUP SOHBETLERİ ★
Dedi Gruplar'da kişi limiti yoktur. Dilediğiniz kadar arkadaşınızı grubunuza ekleyebilirsiniz. Sevdiklerinizle grup sohbetlerinin tadını çıkarabilir, böylece ailenizle ve arkadaşlarınızla kolayca haberleşebilirsiniz. Dilerseniz çalışma grupları da oluşturabilirsiniz.

★ VE ÇOK DAHA FAZLASI ★
Konumunuzu paylaşın, notlarınızı kaydedin, çeviri servislerimizi kullanın, bildirimleri ayarlayın, tek seferde birçok kişiye toplu mesaj gönderin ve çok daha fazlasını yapın!

* Veri kullanım ücretine tabi olabileceğinden bir veri planı kullanmanızı veya Wi-Fi’a bağlanmanızı öneririz.

DEDİ Güvenli Haberleşme Uygulaması İNDİR


2

Eğerköşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.

3

Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.

4
SanalForum Kütüphane / Niçin gözyaşı dökeriz?
« : 07 Oca 2021 22:32 »

Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.

5

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.

6

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

7
Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.

8

Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.

9

İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.

10

Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.

11

Bu şarkı "Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı "Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır.

12

Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.

13

Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.

14

1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı.

15
Değerlendirme

a'lar çoğunluktaysa

KATI VİCDAN
Çok katı bir vicdanınız var: Bu, şu demek: Pireyi deve yapma huyunuz yüzünden hem kolay affetmiyor, hem de suçluluk duygusuna alerjiniz var. Kendinizi suçlu hissetmeniz çok kolay, o yüzden her şeyi kusursuz yapma gibi bir saplantıya düşüyorsunuz. Kimseye ve kendinize müsamahanız yok. Dışardan acımasız görünüyorsunuz. Ama bu, ne olursa olsun kimsenin hakkını yemeyeceğiniz anlamına geliyor.

b'ler çoğunluktaysa

DÖRT DÖRTLÜK VİCDAN
Dört dörtlük vicdanınız var. Bu şu anlama geliyor: Adalet duygunuz çok gelişmiş. Ama katı değilsiniz. Esnek olabiliyorsunuz. Sırf adalet yerini bulsun diye bir adalet duygusu değil sizinkisi. İnsan, adaletten önce geliyor sizin için. Toleranslısınız. Ama ne siz suiistimale uğruyorsunuz, ne de karşınızdaki haksız iltimas görüyor.

c'ler çoğunluktaysa

GELGİT VİCDAN
Gelgit bir vicdanınız var. Bu, şu anlama geliyor: Adalet duygunuz, kendi haleti ruhiyenizden çok etkileniyor. Keyifliyseniz sizden adili yok. Ama keyifsizseniz adalet hak getire! Biraz çocuk ruhlusunuz. Yani acımasızlığınız da çocuklarınki gibi, masum bir acımasızlık. Bir de kayıtsızlığınız olabiliyor tabii... Neyse ki pişman olma ve telafi etme gibi bir huyunuz var...

d'ler çoğunluktaysa

KENDİNE VİCDAN
Sizin vicdanınız sadece size hizmet için var. Benmerkezci olduğunuz için, etrafınızda kim var, kim yok hepsi sizin başrolünü oynadığınız filmde önemsiz figüranlar! Her şeyin en iyisine, en güzeline siz layıksınız. Size haksızlık yapılamaz! Ama siz haksızlık yapma "ayrıcalığı"na sahipsiniz.

e'ler çoğunluktaysa

SESSİZ VİCDAN
Siz sessiz bir vicdana sahipsiniz. Bu şu anlama geliyor: Gelişmiş bir adalet duygunuz var ama bunu kimse ne görüyor, ne biliyor. İçinde fırtınalar kopan ve dışardan sakin ve dingin görünen birisiniz. İnsanlardan uzak durmayı yeğliyorsunuz. Ama vicdani konularda sessiz kalmanız, bazen insanların sizin adaletten uzak olduğunuzu düşünmesine yol açıyor.

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6